17. May 2011, 22:03
|
#1 |
| Emektar
Üyelik tarihi: Apr 2010 Bulunduğu yer: İzmir Yaş: 24
Mesajlar: 400
Tecrübe Puanı: 50 | Medieval 2: Total War...(devamı)... Oyun Açıklaması KUŞATMA TAKTİKLERİ 1 SALDIRI
Doğru tip ordu ve dikkatli bir strateji, kuşatmaları kazanmak için zorunludur. Koçbaşı, trebuse ve mancınıklar, bir kale saldırısının olmazsa olmaz parçaları. Merdiven ve kuşatma kuleleri ise çok güvenilmez silahlar, hem savunma okçularının ateşine karsı korunmasızlar, hem de surlarda onları bekleyen ağır piyadeler tarafından bertaraf edilme ihtimalleri çok yüksek. Onlara başvurmak zorunda kaldığınızda, bütün merdiven ve kulelerinizi aynı duvara yönlendirin ki birlikleriniz tek baslarına kalmasın koca bir orduya karsı. Koçbaşı konusundaki problem de onu yanıp kül olmadan kale kapısına ulaştırmanın zorluğu. Bununla mücadele etmek için yedekte en az bir tane daha koçbaşı olmasını tavsiye ediyorum. Hatta iki koçbasını aynı anda kapıya yönlendirin (bir tanesini kapıya gönderin, diğerini kapının önüne; zira kuşatma silahlarını tam olarak aynı noktaya gönderdiğiniz zaman sadece bir tanesi gidiyor). Böylece hem düşman okçuları tek bir koçbasına yoğunlasmaz, hem de öndeki yanarsa arkadaki hemen yetişebilir kapıya. Gelelim diğer birliklerinize. Bana göre duvarda ya da kapıda gedik açmadan, menzillilerle kale üstündeki askerlere saydırmak çok mantıklı değil, çok az kazanç uğruna çok fazla kayıp verirsiniz. Bir öneri, duvarın/kapının yıkılmasından az önce, merdivenli iki birliğinizi kalenin arkalarına bir yerden duvara çıkartmak. Bu arada okçularınız da yaklaşarak duvar üstündeki düşman menzillilerine ok yağdırsın. Normalde çok fazla yedek bırakmıyorum savaşlarda, ancak kuşatmalarda sürprizlerden mümkün olduğunca kaçınmak için birkaç iyi birliğinizi dışarıda bırakabilirsiniz. Bunlardan bir t a - nesi mutlaka General olmalı elbette. Yoğun bir duvar önü savasından sonra, küçük de olsa zinde ve güçlü birkaç birlik savasın rengini tamamen değiştirebilir. KUŞATMA TAKTİKLERİ 2 SAVUNMA
Savunan tarafın, surlar sayesinde müthiş bir avantajı var. Üstelik birlikleri konumlandırması, savasın nerede olacağını belirlediğinden, genel görüntüye hakim olma şansı saldırana göre çok daha fazla. Klasik taktik, duvarlara menzillileri ve
piyadeleri dizmek, menzillilerin oklarını yanar dönerli hale getirmek ve saldırayları ok yolunda tarumar etmek. Düşman
bir kez duvarlara varınca da ordunuzun en iyi piyadeleriyle onları karşılamak ve duvar avantajını en iyi biçimde kullanmaktır. Atlılarınızla da düşman artillery'sine hızlı ataklar düzenleyebilirsiniz. Duvarda bir gedik açılırsa ya da kapı kırılırsa (ki mutlaka kırılıyor, ne biçim yapmışlar bu kapıları?) Ya kapıları kötü yapsalar neyse bazen yapay zeka kapıyı çalana açıyor, olacak bug değil vallaha. Hele Sofia'yı bir fethedişim var ki, "Ayıp oldu beyler, bug yüzünden." deyip geri verip, bir daha saldıracaktım.-uA), piyadeleriniz bu kez o deliklere yoğunlasmalı. Bu arada atlı birlikler de sürekli ters açı kovalayarak düşmanı gafil avlamaya çalışmalı. Eğer ordunuzun ağırlığı atlılardaysa, içeri girmesine izin verdiğiniz düşmanı dar sokaklara yönlendirip aralarda sıkıştırma, vurup kaçma, orduyu şehrin farklı bölgelerine dağıtarak avasın yoğunluğunu düşürme gibi taktiklerle, piyadesizlik avantajını ortadan kaldırmaya çalışabilirsiniz. DİPLOMASİ
Doğru zamanda doğru ülkenin yanında yer alın. 1. Dünya Savası öncesi Almanya'nın yaptığı gibi ağzının suyunu akıtarak herkese ittifak önermeyin, ittifak önerdiğiniz adamı sınırına ordular dizerek korkutmayın, mantıklı olun. Yaptığınız tekliflerde saçmalamayın, abartmayın, karşınızdakini küçük düşürmeyin. Başarısız her teklif, rakibinizle olan ilişkilerinizin kötüleşmesine sebep olacaktır. Seriye yeni eklenen, teklifinizin ne kadar cömert olduğu konusundaki bilgi mesajı size yardım edecektir bu konuda. Cömert olmak kötü değildir, insanları yanınıza çekebilmek için zaman zaman gerekir, yine de bol keseden dağıtmayın hiçbir şeyi. Amacınıza uygun hareket edin, bos maceralara dalmayın. Dünyanın tamamını ele geçirmek zorunda değilsiniz. Rakibinizden bir şey istiyorsanız (ittifak dışında), onu korkutmak etkili olabilir. Özellikle savaştığınız ama savaşmaktan sıkıldığınız bir düşmanınıza ateşkes önermeden önce, ateşi kesmezse neler olabileceğini göstermek çok yararlı olacaktır. Hatta zengin bir düşman bulup, saldırıp bir şehrini alıp yüksek meblağlar karşılığı ateşkes yapmak ve bunu birkaç turn'de bir tekrarlamak, oldukça faydalı bir taktik. Prenseslerin diplomatlardan farkı, evlendirilebiliyor olmaları. Kızınızı eğer loyalty'si düşük bir rakip generalle evlendirirseniz, general ordusunu da alıp forma değiştiriyor. Kızı bir kraliyet ailesine verirseniz ise o ülkeyle müttefik oluyorsunuz. Kan yoluyla kurulan ittifaklar, diplomatların kurduklarına göre çok daha sağlam oluyorlar, aklınızda olsun. İki ateş arasında kalmamaya da özen gösterin, iki düşmanınız ittifak yaptıysa (genelde yapıyorlar) aynı şekilde cevap verin. Elbette yalnız kalmayı seçebilirsiniz, ancak sonuçları ağır olacaktır, hele ki Papa gibi bir fitilleyici üzerinizde Demokles'in kılıcını sallıyorken. ŞLARI
Savaşların yönetimini bilgisayara bırakmanızı tavsiye etmiyorum. Büyük savaşlarda, hele de generalinizin omzu pek k a l a b a l ı k değilse, kontrol mutlaka sizde olsun. Yapay zeka savaşları kazansa bile, kaçan düşmanların peşine düşmediği için yeterli tahribatı yaratamıyor. Strateji haritasında ordularınızla kritik yerleri tutmaya bakın, savaşları kazanmak, doğru yerde savaşmaya çok bağlı. Y e r l e ş i m l e r i n i z i , baslarında general olmasa bile kontrol etmek istiyorsanız (isteyin), Game options'da "Always Allow Building & Recruiting" seçeneğini işaretleyin. Moğollar ve Timur'a karsı uygulanabilecek ve mutlaka başarılı olabilecek " t e k bir" strateji yok. O size saldırmadan önünden çekilmek, hatta yerleşimlerinizde isyan çıkartıp isyanla bu Asyalı cengaverlerin uğraşmasını izlemekten gocunmayın. Sınırlarınıza yaklaştığını duyduğunuz anda, komş u l a r ı n ı z l a ilişkileri normalleştirmeniz ve yapabiliyorsanız itt
i f a k l a r kurmanız çok faydalı olacaktır. Doğulu i s t i l a l a r d an fersah fersah uzak, sırtını denize vermiş, kime saldıracağını kendisi seçme lüksüne sahip olan ingiltere ' n i n , oyuna başlamak için en ideal ülke olduğunu düşünüyorum. Genişlerken büyük şehirlere öncelik verin (örn: istanbul, Roma, Paris, Krakow, v s . ) . Bu şehirleri istila ettiğinizde kazanacağınız para diğer ş e h i r l e r in kat kat üzerinde olacaktır. Kazandığınız şehirleri de yağmalarsanız (Sack), mali açıdan ihya olursunuz. • Oyuna baslar başlamaz etraftaki Rebel yerleşimlerini r a kipleriniz almadan kapın, sonra söylenmeyin " b i k bik" diye. • Sık sık Wikipedia'ya danışın. Ansiklopedik bilgilerle M2: TW zevkinizi katlarsınız. Ayrıca birçok pratik bilgi edineceğinize de eminim (gerçek Ortaçağ'dan alınmış savaş hikâyeleri, yaratıcı/ başarısız t a k t i k l e r , ülkelerin stratejileri gibi). Oyunun ara yüklemelerini ve rakibin t u r n ' l e r i n i beklerken sıkılmamak için yanınızda okumalık bir şeyler bulundurun, biri .
|
|
| |